Depresyon ve Kaygının Sebepleri

1.Yaşanan trajik olaylar

Yaşamımız boyunca nelerle karşılaşacağımızı, başımıza gelecek trajik olayları tahmin edemeyiz. Bazen çok sevdiğimiz bir insanın kaybı,ani yaşanan ayrılıklar ruhumuzda travma etkisi yaratır. Nasıl ki kolumuz incindiğinde büyük bir acıyla karşılaşıyorsak, trajik beklenmedik olaylar da ruhumuzda aynı travmayı yaşamamıza neden olabiliyor. Kabul etmekte zorlandığımız ve değiştiremediğimiz bazı gerçekler içimizi kemirerek bize hayatı zehir edebilirler. Doğmamız,yaşamamız nasıl gerçekse, kayıplarımız,ayrılıklar da insan için o kadar gerçektir.  İnsanlar doğar,yaşar ve ölürler. Hayatta bazen ne kadar istemesek de olumsuz ve mutsuz olaylar yaşamamız kaçınılmazdır. Plansız gelen ve hesapta olmayan bu acıların sadece kendimizin değil, tüm insanların hayatlarının belirli dönemlerinde yaşadığı ortak sorunlar olduğunu bilmemiz gerekir. Eşinizi ya da sevdiğiniz bir insanı kaybetmek insanda kaygı yaratan sorunların başında gelmektedir. İş ve ortam değişiklikleri, işsiz kalmak gibi olaylar bizde büyük oranda kaygıya ve bunun sonucunda depresyona neden olabilirler.

Aile içi geçimsizlikler,ekonomik sorunlar diğer nedenler arasında yer alır.

 

2.Geçmişte edinilen tecrübeler ve genetik yatkınlık

Doğduğunuzdan bu ana kadar geçen sürede sizi etkileyen olaylar ve tecrübeler,yetiştirilme tarzınız şu anki duygu ve düşüncelerinizde ve olaylara verdiğiniz tepkilerde önemli rol oynar. Ebeveyninizin dünyayı aşırı derecede korkunç göstermesi,her şeye karşı evhamlı ve güvensiz yaklaşması ve gereksiz koruyucu tutumları bugünde sizin insanlara ve olaylara karşı karamsar ve evhamlı olmanıza neden olur.

Depresyon ve panik atak yaşayan kimselerin, içine kapanık, güvensiz ve karamsar kimseler olma ihtimali yüksektir. Sorunlarını paylaşmaktan korkarlar. Genelde mükemmeliyetçi kişilik yapısına sahip kimseler, olumsuzluklara tahammül edemezler. Bitirilmesi ve yapılması gereken işlerde yaşanan aksilikleri normal karşılamayabilirler. İçimize attığımız ve yüzleşmekten korktuğumuz sorunlar zamanla iç dünyamızda çatışmalara ve kaygılara neden olurlar.

Bugünkü hissettiğimiz korkularımız ve fobilerimizin oluşmasında geçmişte yaşadığımız ve bizde iz bırakan hadiselerin önemi büyüktür.

Örneğin küçükken yüksekten düşerek büyük bir kaza atlatmışsanız. O zamanki yaşadığınız tecrübeler sizin uçağa binmekten, yüksek yerlerde bulunmaktan kaçınmanıza neden olabilir.

Buradaki uçak, yükseklik gibi uyaranlar klasik koşullanma ile korkularınızı harekete geçirir.

 

Fobilerin oluşmasında klasik koşullanmaya örnek

“Küçük bir çocuğa bir tavşan, fare ve tüylü hayvanlar gösterilir. Çocuk bunlara olumsuz tepki vermez. Aksine meraklı bir tavır takınır. Ardından aynı fare gösterilir ancak bu sefer fare her gösterildiğinde çocuğu korkutacak çok yüksek bir patırtı çıkartılır. Daha sonra patırtı olmadan fare gösterildiğinde çocuk ağlamaya başlar ve fareden kaçmaya çalışır.”

 

Aile bireyleri arasında daha önce depresyon geçirmiş kimselerin olması da sizin de geçirme ihtimalinizi artıracaktır.

Depresyon ve Anksiyate adlı kitabımdan alıntıdır.

Google Play’den edinebilirsiniz

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir