Ekonomik Tekel ve Foadalite

Liberal ekonomi anlayışı üretim kaynaklarının özel şahıslar tarafından kullanıldığı ve kamu ekonomisinin dışında, piyasa ekonomisinin oluşmasına olanak veren bir düşünce sistemidir. Kişisel girişimciliği artırmak ve piyasayı rekabete açık hale getirip ekonomik kalkınmayı sağlama gibi amaçlara sahiptir. Özel sektör adı ile bildiğiniz kişilere ait ticari şirketler bu ekonomik sistemi oluştururlar.

Bu sistemin kurucularından İngiliz Adam Smith ekonominin yapının“rekabetin görünmez eli” ilkesiyle kalkınacağı görüşünü savunur Sistemin aksamadan işleyebilmesi için onunda bahsettiği gibi rekabetin oluşması ve bunun içinde fırsat eşitliklerinin sağlanması en önemli şarttır. Kısacası piyasa tam rekabet koşulları altında herhangi bir kısıtlama olmadan her hizmeti her girişimci eşit olanaklarla benzer bir şekilde üretebilmeli. Yani üretilenler benzer olmalı ki kişilerin bu malı A dan veya B den temin edebilmede bir fark olmamalı.

Eğer A firması çok yüksek bir fiyat uyguladığında insanlar bu malı B den temin edebilirler. Bundan dolayı A firması da kendisine olan talebin azalmasına engel olmamak fiyatları makul seviyede tutar. Buda rekabetin korunmasını sağlar.

Tüm dünyada kamu ekonomisine ihtiyaç duyulmasının en önemli iki sebebi birincisi liberal politikaların oluşturduğu etkin kaynak ayrımı ve adil gelir dağılımı ilkesinden sapmaları önlemek ve tüm halkın yararlanması gereken faydası bölünemez,savunma , yol,köprü, eğitim, güvenlik gibi herkesin yararlanabileceği hizmetleri üretmek ve bunların finansmanını (vergi vs.) yine tüm insanlardan sağlamaktır.

Devlet X in sahip olduklarından bir kısmını,onunla aynı imkanlara sahip olmayan Y ye aktarır. Bir çeşit Robin Hood culuk yapar.

 

Doğu Anadolu’da daha çok rastlanan toprak sisteminde mülkiyetin bir kişiye ait olduğu, kendilerini ağa veya aşiret reisi olarak tanıtan kişilerin oluşturduğu ekonomik yapılanmaları bilirsiniz. Bütün ekonomik kaynaklar sadece bir kişinin ve hanedanlığının altındandır diğer insanlar onun adına üretimden pay alarak çalışır.

Böyle bir ekonomik yapılanmada rekabet ortamı oluşturulup adil gelir dağılımı sağlanabilir mi? Bu feodal yapılanma olarak bilinen bu sitem aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu’nda ve Bizans’ ta da uygulanan bir sistemdi

Sadece kırsal kesimde değil sanayide ve endüstride de bu oluşumlar hız kazanmaktadır.

Birtakım örgütlenmelerle haksız rekabet ortamı oluşturulmakta, diğer firmaların piyasaya girişleri engellenip ekonomide bir hizmet sadece bir veya birkaç firmanın tekelinde yürütülmektedir. Yukarıda bahsettiğimiz ağalar endüstri ortamına taşınmakta ve model yine aynı kalmakta. Bunlara ekonomide tekel veya monopol sistemler denir.

İnsanların başka alternatifleri kalmadığı için bazı hizmetleri bu firmalardan almak zorunda kalırlar ve bu hizmetler onlara daha yüksek fiyatlarla sunulur.

Daha fazla kazanma arzusu, orman kanunlarının uygulanması ,güçlü olan güçsüzü ezer ideolojisi en güçlünün üretim kaynaklarını istediği gibi kullanmasına neden olur. Demokrasilerin yerini ağalık ve paşalık sistemleri alır.

Bu sistemlerin oluşmasının en önemli nedeni halkın eğitim düzeylerindeki yetersizlikler sebebiyle baskı ve çıkar gurupları tarafından kolayca yönlendirilebilir olmalarıdır. İnsanlar haksızlıklarla savaşmak yerine haksızın yanında olarak çıkar sağlama peşinde koşarlar.

Acaba x kişisi yönetici olursa ben terfi eder miyim? İş bulabilir miyim? Mezhepçilik,sen-ben ayrımları ve toplumun kahramanlık yapmayana isim bile koyulmadığı bir tarihten gelen bir güçlü olma veya güçlünün yanında olma içgüdüsü.

Tabi buradaki güç den kasıt, kaba kuvvet ve başkası üzerinde otorite sağlama. Sevgi gücü ve haksızlıklarla savaşma gücü vs. değil. Çözüm ise bilinçli insanlar yaratıp, sosyal demokrasinin ,fırsat eşitliğinin hüküm sürdüğü, piyasa ekonominin etkin ve devletin gerçek amacı olan sosyal fayda yaratma amacının birleştiği sistemi yaratmaktır. Beşeri faliyet düzeyin artırılıp halka yayılması en önemli kalkınmışlık göstergesidir.

Eğitim,sağlık gibi en can alıcı faaliyetlerde sunulan hizmet, en yüksek kalitede olmalı. Bunun haricinde milli gelirden halkın değişik kesimlerinin aldıkları paylarda uçurumlar varsa (gini göstergesi) ve zayıf beşeri sermaye sahip bir ekonomide gelişmişlikten söz edilemez. Ekonomik büyüme sadece bazı kesimlere kaynak aktarıp baskı ve çıkar guruplarını memmun etmek ve onların aldıkları payları yükseltmek değidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir