Bitmeyen Beklentiler ve İstekler

 Hayatta isteklerin ve beklentilerin sonu gelmiyor. Sizin istediklerinize sizden beklenenler de eklenince kendinizi her şeyi bir anda yapıp bitirmesi gereken bir görev adamı gibi hissediyorsunuz. Kendinizi memnun etseniz bile başkalarının sizin için biçtiği rolle kendi rolünüz arasındaki çelişki sizi huzursuz etmeye başlıyor.
Hayat denilen yolculukta her şey istediğimiz gibi olmayabiliyor. Ne kadar çabalasanızda olmayacak olan kısmette yoksa olmuyor. Bir bakıyorsunuz zaman geçiyor, “Ya iyi ki olmamış!” diyorsunuz. Olsaydı çok zor durumda kalırdım diye düşünüyorsunuz. İstemediğimiz birçok duruma ise zamanla sevinir hale gelebiliyoruz.
Demek ki bizim planlarımızı bizim için şekillendiren başka bir güç daha var. O bizim bilmediklerimizi biliyor. Hayır sandığımız çok şeyin şer, şer sandığımız çok şeyin ise hayır olduğunu bize gösteriyor eylemleriyle. Hastalık, musibet, sevinç, üzüntü hepsi bir şey öğretiyor.
İşin hayırlısı, eşin hayırlısı, kazancın hayırlısı. Bugün boğazınızdan geçen sizi yarın hasta edecekse hiç olmasa daha iyi. Çok istediğiniz kişi hayatınızı zehir edecekse ayrı kalmak daha güzel. Belki hayat daha iyi insanlar çıkaracak karşınıza.
Mevlana diyor ya
Kaybettim sandıkların kurtulduklarındır belki.
 
Bir şey olmuyorsa ya olmaması için ya da daha iyisi olacağı için olmuyordur.
 
 
Haksızlıkla kazanılan kazanç insana huzur getirmez. Tatlı bir zehir gibidir. Yerken güzeldir ama sizi hasta eder.
Bunun için her şeyin hayırlısını istemek gerekir. Kendine düşen görevi yaptıktan sonra dua etmek çok güzel bir eylemdir.
Sonucunu ise her şeyin iç yüzünü bilene bırakmak ve kararlarına saygı duymak gerekir. Tabiatın kurallarını koyan güç mutlaka size bu yolculukta yardım edecektir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir