Mal, mevki ve para hırsı

Dünya hayatı kısadır. Hiç kimsenin maddi anlamda kazandıkları onu sonsuza dek yaşatmaz. İnsanın götürebileceği tek şey güzel ahlakı ve yaptıklarıdır.

İnsan, sınırsız ihtiyaçların yanında sınırlı imkanlara sahip olmasıyla imtihana tabi olunur.  Mal biriktirme yarışı, kavgalar ve çekişmelerin arkasında hep bu neden var.  Yoksa herkese aynı imkanlar verilir, kimsenin başkasına minneti kalmaz, bu açlık ve yarış olmazdı. Geçmişte yaşanmış savaşlara bakarsanız, hepsinin arkasında doymamazlık  ve kronik açlık var.

Toplum hayatında da durum farklı değil. İnsanlar karınları tok, hiçbir şeye ihtiyaçları yokken, sürekli biriktirme sevdasıyla başkaları ile çekişir, ekonomik pastadan daha fazla pay almak için yarışırlar. İş yerinde terfi ederek yükselmek, öne geçmek, diğerlerinden avantajlı konuma gelme derdindedirler. Başkalarının aynı sektörde bulunmasını, başarılı olmasını istemezler. Bu kronik açlık kimilerini her şeyin sahibi yaparken kimilerinin saf dışı kalmasını ve fakirleşmesini sağlamıştır. Sırf çekemediği için, komployla başkalarını ekmeğinden edenden daha aşağılık kim olabilir? Bilmezler mi bu dünya eden bulur dünyasıdır. Dünyada insanları sığdırmayanların, zulmedenlerin ahirette yerleri olmayacaktır. Bilmezler mi ki boynuzsuz koyun boynuzludan hakkını alacaktır. Tarih Karunların hikayelerini yazar. Malınız Karun gibi çok olsa kefenin cebi yoktur.

Önce sağlık, huzur ve afiyet dilemek sonra kazandıklarının hayrını istemek gerekir. Can yakarak, haram yolla edinilmiş kazanç huzur değil ancak bela getirir. Ama bugün, ama yarın. Er yada geç.

Nefsi emmare, yani havyanlaşmış nefis derecelerin en aşağı olanıdır. Burada maneviyat körelmiş, kişi hissizleşmiş, hayvanlar gibi sadece yemeye, içmeye başlamış, hiç bitmeyecek gibi dünyanın zevki ile eğlencesine dalmıştır. Oysa nefis kendine hizmet ettikçe doymaz, daha fazlasını ister, kişiyi felakete sürükler. Ölüm anında ve sonrasında zor durumda kalır. Çünkü insan ruhtan ibarettir.

 

Tekasür Suresi Türkçe Anlamı

Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla

1- (Mal, mülk ve servette) Çoklukla övünmek, sizi ‘tutkuyla oyalayıp, kendinizden geçirdi.’

2- “Öyle ki (bu,) mezarı ziyaretinize (kabre gidişinize, ölümünüze) kadar sürdü.”

3- Hayır; ileride bileceksiniz.

4- Yine hayır; ileride bileceksiniz.

5- Hayır; eğer siz kesin bir bilgiyle bilmiş olsaydınız,

6- Andolsun, o çılgınca yanan ateşi de elbette görecektiniz.

7- Sonra onu, gerçekten yakîn gözüyle (Ayne’l Yakîn) görmüş olacaksınız.

8- Sonra o gün, nimetten sorguya çekileceksiniz.

 

“Sakın onların ne malları ne evlâdları seni imrendirmesin, o hiç bir şey değil ancak Allah onları Dünya hayatta bunlarla ta’zib etmesini ve canlarının kâfir oldukları halde çıkmasını murad ediyor.”  Tevbe 55

***

Ayrıca bir hadisi kutside,

“Ey dünya! Bana hizmet edene hizmetçi ol! Sana hizmet edene güçlük göster” buyurulmuş. Diğer Bir hadiste ise “Ya Rabbi! Beni sevenlere, hayırlı mal ver. Bana düşmanlık edenlere, çok mal ve çok evlat ver”

Kapitalist sistemin oluşmasında, kimilerinin har vurup harman savunmasında, başkalarının köleleştirilip diğerlerine muhtaç olmasında yukarıdaki nedenler var. Dünyadaki imkanlar herkese yetecek iken bazıları diğerlerinin haklarına yasal olmayan yollarla sahip olurlar. Fakat hiç kimse sonsuza dek yaşayacak kadar zengin değildir. Bugün haramla şişirdiğin midendekiler yarın ateşe dönüşebilir. 3 günlük dünyada üç kuruş menfaat için alçalmaktan daha aptalca bir şey olamaz. Hakkınızı aradığınız için aç kalmanız, yağcılıkla  ve hile tutunmaktan iyidir. Bir kapıyı kapatan Allah başka bir kapı açacaktır. Mülkün sahibi yalnızca O’dur. Bizim sandığımız hiçbir şey bizim değildir. Bedenimiz bile. Gaflet insanın gözünü kör ettiği için sonunu unutturur. Bizden öncede ağalar, paşalar, kontlar, baronlar vardı. Dünya hangisine kaldı ki bize kalsın.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir